Bilkent niversitesi Ulusal Nanoteknoloji Aratırma Merkezi (UNAM) aratırmacıları, bazı metabolik hastalıklar nedeniyle iyileemeyen yara ve yanıkların tedavisi için nanoteknoloji tabanlı yeni malzeme gelitirdi.

Ankara- Yapısında nanofiber ve büyük oranda su bulunan yeni malzeme, yara ve yanıkların üstüne sürüldükten kısa süre sonra salıklı dokuların çoalarak derinin kendini tamir etmesini salıyor.

Jel kıvamındaki malzeme, dünyadaki aratırma laboratuvarlarında yürütülen benzer çalımalardan, tedavide dıarıdan hormon takviyesine gerek kalmadan vücudun kendi tamir sistemini harekete geçirmedeki baarısı ile öne çıkıyor.

UNAM aratırmacılarından Yrd. Doç Dr. Mustafa zgür Güler, Yrd. Doç. Dr. Aye Begüm Tekinay ile doku mühendislii grubu olarak yapay hücrelerarası ortamı sentezlemek ve bunların doku tamirinde kullanılması konularında çalımalar yürüttüklerini anlattı.

Güler, bir süre önce UNAM’da balattıkları çalımalarında, diyabet gibi bazı metabolik hastalıklarda tedavide güçlük çekilen yara ve yanıkların daha hızlı iyilemesi için bir proje gelitirdiklerini bildirdi.

Yara ve yanıklarda biyolojik faktörlerin bozulduunu, derideki kolojen isimli vücuda mekanik destek salayan üç boyutlu ortamın hasar gördüünü anlatan Güler, bu hasarın vücut tarafından tamir edilebilmesi için gelitirdikleri nanoteknoloji tabanlı malzemeyle ilgili u bilgileri verdi:

”Yara ve yanık nedeniyle hasar gören dokuların tedavisi için gelitirdiimiz jel kıvamındaki malzemeyi hasarlı bölgeye sürüp o bölgede hasarın çabuk iyileebildiini laboratuvar ortamında ispatladık.
Malzememiz, sentetik moleküllerden oluuyor. Bu moleküller biraraya gelerek nanometre ölçeinde ipliksi yapılar olan nanofiberleri oluturuyorlar. Nanofiberlerin suyu hapsetmesiyle jel oluumu salanıyor. Böylece yapının yüzde 99′u su, yüzde 1′i de sentezlenen nano malzemelerden oluuyor.”

”Dünyadaki çalımalardan öndeyiz”

ABD’de de benzer çalımaların yürütüldüünü ancak bu malzemenin yaygın kullanımı için bir ilacın henüz gelitirilemediini anımsatan Güler, çalımalarıyla ilgili öyle konutu:
”alımamız, dünyadaki benzer çalımalardan farklı olarak yaraların iyilemesi sürecindeki mekanizmayı deitiriyor. ABD’deki çalımalarda yara ve yanıklarda bu nano yapıların tedavi için harekete geçmesinde dıarıdan çok pahalı büyüme hormonları takviye ediliyor.
Bizim çalımamızda ise vücudun ürettii büyüme hormonları direkt olarak nano yapılara balanıyor. retilen sinyalle dıarıdan bir hormon alınmadan vücudun savunma mekanizması hızla yara ve yanıkların tedavisi için harekete geçiyor ve damar oluumu salanıyor.”

Gelitirdikleri malzemenin dıarıdan yeni bir hormon takviyesine gerek kalmadıından, ucuz ve pratik olarak kullanılabileceini, raf ömrünün de uzayacaını bildiren Güler, çalımalarının bu yönleriyle dünyadaki benzer çalımaların ilerisinde olduunu söyledi.

”Yalanmayı geciktirici ilaçlar da etkili”

Güler, yalanmanın dokulardaki kolojen yapının bozulmaya balamasıyla ilgili olduunu, bu nedenle çalımalarının yalanmayı geciktirici aratırmalarda da kullanılacaını belirtti.
Hayvan deneylerine bu yıl içinde balanmasının planlandıını dile getiren Güler, ”Daha sonra klinik deneylere balamayı planlıyoruz. Bu malzemeyi ameliyatlarda yara iyiletirici ilaç olarak kullanılmak üzere gelitirmek istiyoruz” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Güler, UNAM’daki çalımalarının geçen yıl uluslararası ”Nano Today” dergisinde yayımlandıını sözlerine ekledi.
Kaynak:cumhuriyet.com.tr