Pislikten uzak olma, temizlenme, idrardan sonra gelen sızıntıyı giderme. İstibra, hareket etmek, yürümek veya öksürmek gibi çeitli yollarla yapılabilir. Sızıntının kesildiine kanaat getirinceye kadar istibrâya devam edilmelidir. Bundan önce abdest almaya balamak caiz deildir. ünkü abdest aldıktan sonra sidik sızarsa abdesti bozar. istibrâ özellikle erkeklerin dikkat etmesi gereken bir temizlik eklidir. Kadınlar buna ihtiyaç duymayabilir. Onların idrardan sonra biraz beklemeleri yeterlidir. Bundan sonra temizlenerek abdest alabilirler.

İstibrânın ne kadar ve ne ekilde yapılacaı her insanın yaratılıına göre farklılık gösterir. İstincadan kalkmadan önce hapırmak süretiyle istibrâ yapılabilir. ıktıktan sonra biraz yürümek ve abdest almadan beklemek süretiyle sidik damlamasından emin olununcaya kadar devam edilir.

Küçük abdestten sonra temizlenmenin adabı, hadislerde öyle belirlenmitir: İbn Abbas (r.a) dedi ki: “Resul”u Ekrem (s.a.s) iki kabrin yanından geçiyordu: “Bakın dikkat ediniz, bunlar azap görüyorlar. Azap görmelerinin sebebi de büyük bir ey deildir. Bu sidikten sakınmazdı, su da kouculuk yapardı” buyurdu. Sonra ya bir hurma dalı isteyerek ikiye ayırdı, bir parçasını kabirlerinin birinin üzerine, dierini de öbürünün üzerine dikti ve “Bu dallar kurumadıkça onlardan azabın hafifletileceini umarım ” buyurdu (Buhârî, Vudû, 57; Müslim, Tahârê, 34; Tirmizi, Tahâre, 53; Nesâî, tahâre, 5; İbn Mâce, Tahâre, 26).

Hz. îe”den rivayet edildiine göre, o öyle demitir: “Resulullah (s.a.s) küçük abdest bozdu. Arkasında su kabı ile ayakta bekleyen Hz. mer suyu uzatınca; Bu nedir ya mer buyurdu. Temizleneceiniz sudur, deyince, Nebî (s.a.s) ona cevaben söyle buyurdu:”Ben her küçük abdest bozduumda su ile temizlenmekle emrolunmadım. Eer böyle yapsaydım, ümmetime her küçük abdest bozmadan sonra su ile temizlenmek sünnet olurdü” (Ebû Dâvud, Tahâre, 22; İbn Mâce, Tahâre, 20; Ahmed b. Hanbel, VI, 95).

Temizliin sol elle yapılması gerektii hadiste öyle ifade edilmitir: “Sakın sizden biriniz küçük abdestini bozarken erkeklik uzvuna sa eliyle dokunmasın. Tuvalete gittiinde sa eliyle silinmesin. Su içtiinde de bir nefeste içmesin” (Ebû Dâvud, Tahâre, 18; Buhârî, Vudû”, 18, Eribe, 25; Müslim, Tahâre, 63; Nesâi, Tahâre, 41).

Hz. Peygamber, adet olarak, sa elini yeme, içme ilerinde, sol elini ise temizlik islerinde kullanırdı. Müminlerin de bu noktaya dikkat etmesi gerekir. Eer temizlik isinde sa el kullanılırsa, bu elin iyi temizlenememesi halinde, yemek sırasında kiinin hastalık mikrobu alma ihtimali artar. Dier yandan, sa elle yapılacak temizlenmede, daha sonra bunu hatırlama tiksinti meydana getirebilir. ounluk İslam hukukçularına göre temizlenme sırasında avret yerlerine sa elle dokunmak tenzihen mekruhtur.

İstibrâ terimi evlilik hukukunda farklı bir anlamda kullanılır. Bir cariyeyi alan kimse, onun hamile olup olmadıını anlamak için, kendisiyle cinsel ilikide bulunmadan önce, bir hayız görünceye kadar beklemesi gerekir ki, buna “istibrâ” denir. Kız kaçırmada, zorla veya istekle ırza geçmelerde, fuhu alıkanlık hâline getiren bir kadın, bu alıkanlıını bırakarak evlenmek istediinde, bir hayız suresince, hayız görmeyen cinstense bir ay süreyle istibrâ yaptırılır. Ancak bu kadınla, kaçıran veya zorla Irzına geçen erkek evlenecekse istibraya gerek kalmaz. Kadının hamile olması evlenme engeli deildir. Ancak böyle bir kadın hamile bırakan erkekten bakası ile evlenecekse, zifaf douma kadar geciktirilir.