uanda sahip olduumuz bilgi ve teknolojinin temeli insanlıa büyük hizmetleri olan Eski Mısır ve Sümerlilerdir. zellikle de Mısırlıların matematik, takvim ve inaat konusunda vardıkları nokta bugün bile bilimadamlarını aırtmaktadır. Hele ki söz konusu Piramitler olunca bilim ve bilimadamları öne sürülen sorulara cevap vermekte aciz kalmaktadırlar. Bu yazımızda Mısırlılara ait olan 3 papirüsün bulunmasıyla ortaya çıkan bazı gerçeklere yer vereceiz:

Mısır bilimciler, bulunmu olan birkaç matematik papirüsü sayesinde antik Mısırlıların hesaplama ve ölçümleme sistemleri hakkında bazı eyler bilmektedirler. Bunlar, o zaman ortaya çıkan bazı sorunların nasıl çözüldüklerini göstermektedir.

En ünlülerinden biri, bugün British Museumda sergilenen Rhind Matematik Papirüsüdür. Bu sorunlara gelirsek, Mısır bilimcileri antik Mısırlıların aırlık, ölçü ve hacim hesaplamalarından ortaya çıkan farklı miktarlarla nasıl ba ettiklerini kefetmilerdir. Bunlar aynı zamanda açıları nasıl ayarladıklarını da göstermektedir.

Bugünün modern dünyasında bir açıyı ölçmek için bir daireyi 360 dereceye tamamlayan iletkiler kullanmaktayız. Her derece 60 dakikaya ve her dakika da 60 saniyeye bölünmütür. Antik Mısırlılar ise, açıları hesaplamak için oldukça farklı bir yöntem kullanıyorlardı. Bu, dik açılı bir üçgenin uzun kenar oranı üzerine dayanıyordu. Sonuç olarak her türlü açıyı eim olarak hesaplayabiliyorlardı. Benzer bir sistem, otoyollarda tepe eimini gösteren eski tip tabelalarda görülebilir. Bunlar bir tepenin eimini l :6 gibi sayısal oranlarla gösterirlerdi. Bunun anlamı, ufuk çizgisinden dikeye doru açının altı eit parçaya bölünmü olduudur.

Aynı ekilde antik Mısırda da bir eimin açısı seked olarak bilinen tam bir oran sayısıyla ifade edilirdi.

Anlaıldıı gibi, bu teknikler Marlborough Downsdaki antik İngilizlerde de gözlem yapmak için hayati önem taımaktadır.

Antik Mısırlıların kullandıı yöntemi anladıımızda, Büyük Piramitdetci 51 derece-51 dakika gibi garip eim açılarının olutuu da ortaya çıkmaktadır. Bu, piramidin yükseklii ve tabanı arasındaki sayısal orandan kaynaklanmaktadır. Bu da Büyük Piramitde 7:11dir. Bu, piramitler hakkında okuduum hiçbir kitapta bulamadıım basit bir gerçektir ve bütün piramitler için geçerlidir. Piramitlerin sayısal anahtarı, tabanlarının yüksekliklerine olan orantısında yatmaktadır.

Pratik açıdan -ki, antik Mısırlılar kesinlikle pratik insanlardı- bu yöntem, piramit yapılırken doru eim açısının korunup korunmadıını sürekli olarak kontrol etmek için en kolay yoldu.

Ama burada cevaplanması gereken soru, Giza Platosundaki piramitlerde antik Mısırlıların neden farklı eim açıları kullandıklarıdır. Farklı oranlar neden önemliydi Formül oluturulduktan sonra dier hepsinin Büyük Piramitle aynı oranla yapılması daha pratik ve kolay olmaz mıydı

Mısır bilimciler, bizi firavunların her birinin kendi bireyselliklerini ifade etmek için bu yönteme bavurduklarına inandırabilir. Ama baka bir neden daha olabilir. Belki de kullandıkları oranlarda farklı sembolik balantılara yönelmek istiyorlardı.

7:11 oranına dayanan en azından bir piramit daha vardır. Gizanın 160 kilometre güneyinde kalan Meidumda bulunan bu piramit, Keopsun babası Senefruya adanmıtır. 5. Hanedanlıkdan Sahureye adanmı olan ve Abusirde bulunan baka bir piramidin de eim açısı 51 derece 42 dakika olarak hesaplanmıtır. Bu, Büyük Piramitin açısının kesiridir ve aynı ekilde 7:11 oranını kullanmaktadır. Dier birçok Mısırda olduu gibi Sahure Piramidinin de sorunu, dı yüzeyi çok fazla zarar gördüü için doru açının tam olarak hesaplanamamasıdır.

Kefren Piramidinin eim açısı, M.. 2278den 2184e kadar hüküm sürmü olan 6. Hanedanlıkdan II. Pepininkiyle aynıdır. Bu piramit u anda kalıntı halindedir ama kalıntılardan eim açısını hesaplamak mümkün olmutur. Daha sonraki Mısır piramitlerinin yapısı, Giza Platosundakilere göre daha basittir ve zaman içinde çok fazla zarar görmülerdir. Birçou u anda moloz halindedir. Ama Kefrendeki eim açısı (3:4:5 üçgenini temel almaktadır), Rhind Matematik Papirüsünde açıa kavumutur. Buna göre, antik Mısırlılarda bu oran iyi biliniyordu.

Antik Mısırlıların 3:4:5 üçgenini bilmediklerini savunan Mısır bilimcilerinin hatırına hipotenüs uzunluu (5) hiç verilmemitir. Ama piramitleri de içine alan matematiksel sorunlar, yüksekliin taban uzunluuyla orantısı olarak açının sekedi eklinde açıklanmıtır. 3:4:5 üçgeninde seked, 3:4 orantısıdır. Ama hipotenüsün uzunluu hiç verilmezken, bunun nedeni Mısırlıların bu uzunlukla hiç ilgilenmemi olmalarıdır.

Büyük Piramit veya Kefren Piramidi gibi kesin ölçüm becerileri gerektiren muhteem anıtları tasarlayabilen ve ina edebilen insanların kullandıkları üçgenlerin hipotenüs uzunluklarıyla ilgilenmediklerine inanabilir miyiz lçümlerinde tutarlılık arayan her insan, sayı, biçim ve geometri arayılarında her türlü uzunluk ölçülerini elbette ki hesaplayacaklardır. Bu, çalıma yöntemlerinin temelidir. O halde, üçüncü kenarın uzunluunu gizliden gizliye bildiklerine dayanarak sadece 3:4 oranını kullanmaya devam edeceiz.

Giza piramitlerinde kullanılan taban-yükseklik orantısı, antik Mısırlılar tarafından kesinlikle biliniyordu. Birçok matematik metninde verilen örneklerde bu açıktır. Tabii ki piramitlerde kullanılan oranların keyfi olarak seçilmi olması da mümkündür. Ancak bu özellikler, Mısırlıların sanatsal ifade biçimlerinin hepsinde ortaya çıkmakta ve sayı sembolizmine verdikleri önemi vurgulamaktadır.

Bu oranların belli dini kavramları ifade eden anlamlar taımaları yüksek olasılıktır. Dier bir deyile, Gizadaki yapıların tamamı kasıtlı bir ekilde ruhsal bir konuyu ifade etmek için yapılmıtı. Bu, piramit tasarımcılarının üç piramidin her birinde neden farklı eim açılarını seçtiklerini açıklamaktadır.

The Orion Mysteryde Bauval ve Gilbert, Giza piramitlerini Orion takımyıldızına ve özellikle Orion kuaındaki yıldızlara balayan kanıtlar göstermilerdir. Bu takımyıldız aynı zamanda İsis ve Osiris mitinde de karımıza çıkmaktadır ve daha önce de söylediimiz gibi, bu piramitler üç temel ilah grubunu temsil etmek için yapılmı da olabilir; Osiris, İsis ve Horusu.
Kaynak:uzmanportal.com