Aldıımız besinlerin vücudumuzda yanarak enerjiye dönümesi sırasında serbest radikal diye adlandırılan toksinler açıa çıkar. Bu oksidan özellikli serbest radikallerin önemli bir kısmı baırsaklar, böbrekler, ter bezleri ve akcierlerle dıarı atılır. Ancak dıarı atılmayan serbest radikal, hücre zarlarına yapıarak, onların yıpranmasına, yalanmasına, hatta DNAsını bozarak kanserojen bir özellik kazanmasına sebep olur. Oksidasyonun artması, baııklık sistemine de zarar vererek, vücut direncini zayıflatır. Okside olan yalar, damar sertlii oluumunda önemli bir faktör oluturur. Oksidasyon ile yalanma arasında yakın bir iliki olduu da bilinmektedir. Yalanma sürecinin tek sorumlusu deilse bile önemli bir parçasını oluturur. Bu zararlı toksinleri dıarı atmak için vücudumuz ilave antioksidan güçlere ihtiyaç duyar. Doada özellikle sebze ve meyvelerde bol miktarda mevcut olan bazı vitamin ve mineraller, polifenoller, flavonoller, bu ek antioksidan ihtiyacımızın en güçlü silahları, sihirli mermileridir.

Vücudu çökertiyorlar
Prof. Dr. Osman Müftüolu, bir yazısında toksinlerle ilgili olarak unları söylemektedir: Serbest radikal diye bilinen toksinlerin en önemli özellikleri vücutta birer yamacı gibi davranmalarıdır. Bunlar davetsiz misafirler gibidir. Hücrelerimizin deiik kısımlarına yapıır ve o bölümleri paslandırır. Oksidasyon denen bu kimyasal süreçler; damarlarımızı, baııklık sistemimizi, organlarımızı daha erken yalandırır. Mesela; vücudumuzdaki her hücrenin müthi bir genetik hafızası vardır. Her hücre neyi, ne zaman, ne sıklıkta yapması gerektiini çok iyi bilir. Hücreler bu yeteneklerini DNAlardan alır. Bölündükçe DNA yeni hücrelere de kopyalanır. Eer bu kopyalanma sürecinde bazı hatalar oluursa, bazı salık problemleri kapımızı çalmaya balayabilir. Vücudumuzda biriken oksitleyici serbest radikaller DNA kopyalanması sürecini bozabilir ve zarar görmesine sebep olabilir. Oksidasyon kanser eilimini de tetikleyebilir veya kanser hücrelerinin yayılmasını engelleyen baııklık sistemine zarar verebilir.

En önemli vücut kalkanları
Vücutta biriken toksinlerin dıarı atılmasını salayan antioksidanların neler olduunu ve hangi besinlerde bulunduunu merak ediyorsanız, ite size listesi:

Likopen:
Domates, karpuz, pembe greyfurt ve kayısıda bulunan likopenin; kalın baırsak, meme ve prostat kanserinden korunmada etkili olduunu gösteren güvenilir çalımalar var.

Lutein:
Havuç, ıspanak, domates, biber ve daha pek çok yiyecekte bulunan bu doal karotenoid; yalanmayı geciktirir, yalılıa balı görme rahatsızlıklarına karı direnci artırmaktadır.

Selenyum:
Güçlü bir antioksidan olan selenyum; hücreleri korur, prostat kanserini önler. En çok patates, yumurta, ay çekirdei ve ekmekte bulunur.

Katein:
ayda bulunan bu güçlü antioksidanın, kalp-damar hastalıklarına ve kansere karı etkili olduunu gösteren güvenilir çalımalar mevcut.

Kuversetin:
Elma, soan ve daha pek çok yaz sebzesinde bulunan doal bir antioksidandır. Kanser, kalp-damar hastalıkları ile ilikili bu antioksidan, savunmayı güçlendirir.

Resveratrol ve antosiyaninler:
zümde bol miktarda bulunan salık harikası antioksidanlardandır. zellikle kalp-damar hastalıklarına karı ciddi bir koruma saladıı belirtilmektedir.

Alfa lipoik asid:
Olaanüstü güçlü bir doal antioksidandır. Hücrenin bütün yapılarında savunmayı güçlendirmektedir. Yasız ya da az yalı kırmızı et, mayalı, kepekli ekmekler ve tahıl ürünlerinde bol miktarda bulunur.

Isırgan kanı temizliyor
ifalı bitkiler arasında önemli bir yeri olan ısırgan otunun; kan dolaımını artırma, baııklık sistemini güçlendirme, diyabete karı koruma ve kanı temizleme gibi pek çok özellii bulunuyor. Son yıllarda kansere iyi geldii belirtildii için adından sıkça söz edilen ısırgan otu, A ve C vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Isırgan otu aynı zamanda midenin, baırsakların, karacierin, pankreasın ve safra kesesinin salgılarını uyaran sekterin adlı bir madde içerir. Isırgan otundaki demir, alyuvarları sürekli yenileyerek yeni dokulara bol oksijen gitmesini de salar. eitli kaynaklarda, tavukların yemine katılan ısırgan yapraklarının hayvanların kanını temizledii ve verimliliini artırdıından da bahsediliyor.

Mutfakların ba tacı olan bitkinin; yaprak ve saplarından çorba, salata, yemek, börek ve köfte yapılabiliyor. Genellikle yemeklerde bitkinin genç dalları ile üst kısımları kullanılıyor. Isırgan otlu bulgur pilavı veya pirinç pilavı da deiik yörelerde sevilerek yenen yemekler arasında yer alıyor. Ayrıca, bazı bölgelerde ısırgan otunun yapraklarından çay yapılıyor. Bitkinin yaprak ve dallarında yakıcı tüyler bulunduundan doal ortamlarından toplarken ve ayıklarken eldiven kullanılması öneriliyor.